Ara
to pack out
[phrase form: pack]
01
doldurmak, tıka basa doldurmak
to fill an arena to its capacity
Örnekler
We were amazed to see the tiny club packed out for the local band's gig.
Yerel grubun konseri için küçük kulübün tıka basa dolu olduğunu görmek bizi şaşırttı.
02
getirdiğin her şeyi geri götür, çöpünü topla
to carry out all that one has brought into an area, especially regarding waste or trash in outdoor or wilderness settings
Örnekler
Environmentalists emphasize the importance of packing out trash when visiting natural sites.
Çevreciler, doğal alanları ziyaret ederken çöpleri dışarı çıkarmanın önemini vurgular.



























