Ara
to do for
[phrase form: do]
01
yetmek, uymak
to be sufficient, satisfactory, or suitable for a particular purpose
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
durum fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
for
temel fiil
do
şimdiki zaman
do for
3. tekil kişi
does for
şimdiki zaman ortacı
doing for
basit geçmiş zaman
did for
geçmiş zaman ortacı
done for
Örnekler
A brief summary will do for the meeting; we do n't need to go into all the details.
Toplantı için kısa bir özet yeterli olacaktır; tüm detaylara girmemize gerek yok.



























