Ara
to reflect on
01
derinlemesine düşünmek
to think carefully and deeply about something
Transitive: to reflect on an issue
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
on
temel fiil
reflect
şimdiki zaman
reflect on
3. tekil kişi
reflects on
şimdiki zaman ortacı
reflecting on
basit geçmiş zaman
reflected on
geçmiş zaman ortacı
reflected on
Örnekler
He liked to reflect on his past achievements when he reached a milestone.
Bir dönüm noktasına ulaştığında geçmiş başarıları üzerine düşünmeyi severdi.
02
yansımak, etkilemek
to have an influence on people's opinion of someone or something, often in a negative manner
Transitive: to reflect on sth
Örnekler
The scandal involving the company's CEO began to reflect on the company's reputation.
Şirketin CEO'sunu içeren skandal, şirketin itibarını yansıtmaya başladı.
03
yansıtmak, yansımak
to be displayed as a duplicate light or image on a surface
Transitive: to reflect on a surface
Örnekler
The sun's rays reflect on the ocean, creating a shimmering effect.
Güneş ışınları okyanusun üzerinde yansır, parıldayan bir etki yaratır.



























