Ara
to spring from
[phrase form: spring]
01
kaynaklanmak, doğmak
to be caused by a particular factor, circumstance, or event
Örnekler
The cultural diversity of the city sprang from waves of immigration throughout history.
Şehrin kültürel çeşitliliği, tarih boyunca göç dalgalarından kaynaklanmaktadır.
02
fışkırmak, aniden ortaya çıkmak
to appear suddenly or unexpectedly, often with a surprising or dramatic effect
Örnekler
Delighted shouts spring from the children as the magician pulls a rabbit out of the hat.
Sihirbaz şapkadan bir tavşan çıkardığında çocuklardan mutlu çığlıklar fışkırır.



























