Ara
to pour in
[phrase form: pour]
01
doluşmak, akın etmek
to come or be received in large quantities or amounts, typically in a continuous and overwhelming manner
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
hareket fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
in
temel fiil
pour
şimdiki zaman
pour in
3. tekil kişi
pours in
şimdiki zaman ortacı
pouring in
basit geçmiş zaman
poured in
geçmiş zaman ortacı
poured in
Örnekler
When the company launched its new product, orders began to pour in faster than they could be processed.
Şirket yeni ürününü piyasaya sürdüğünde, siparişler işlenebileceğinden daha hızlı dolmaya başladı.
02
doluşmak, akın etmek
(of people) to go or arrive somewhere in large numbers
Örnekler
As soon as the doors opened, customers began to pour in.
Kapılar açar açmaz, müşteriler doluşmaya başladı.



























