Ara
to leave to
[phrase form: leave]
01
bırakmak, izin vermek
to allow someone to be alone or continue their work without being interrupted
Ditransitive: to leave to sb a task
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılabilir
edat
to
temel fiil
leave
şimdiki zaman
leave to
3. tekil kişi
leaves to
şimdiki zaman ortacı
leaving to
basit geçmiş zaman
left to
geçmiş zaman ortacı
left to
Örnekler
I'll leave you to your studies. Do n't hesitate to call if you need anything.
Seni çalışmalarına bırakacağım. Bir şeye ihtiyacın olursa aramaktan çekinme.
02
bırakmak, emanet etmek
to let someone else decide, choose, or do something because one trusts their judgment or ability
Ditransitive: to leave to a task or decision sb
Örnekler
The government left the negotiation of the peace treaty to the diplomats.
Hükümet, barış antlaşmasının müzakere edilmesini diplomatlara bıraktı.



























