Ara
have to
01
zorunda kalmak, mecbur olmak
used to indicate an obligation or to emphasize the necessity of something happening
Transitive
Örnekler
They have to study hard for their exams next week.
Önümüzdeki hafta sınavları için çok çalışmak zorundalar.
02
zorunda olmak, mecbur olmak
to be certain about something happening or being true in a given situation
Örnekler
It has to be true if so many people are talking about it.
Bu kadar çok insan bunun hakkında konuşuyorsa zorunda doğru olmalı.



























