Ara
to argue with
01
karşı çıkmak
to deny a statement
Transitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
with
temel fiil
argue
şimdiki zaman
argue with
3. tekil kişi
argues with
şimdiki zaman ortacı
arguing with
basit geçmiş zaman
argued with
geçmiş zaman ortacı
argued with
Örnekler
When he claimed that the project was behind schedule, I had to argue with him, providing evidence that we were actually ahead of our timeline.
Projenin programın gerisinde olduğunu iddia ettiğinde, aslında zamanlamamızın ilerisinde olduğumuza dair kanıt sunarak onunla tartışmak zorunda kaldım.



























