Ara
Zone
01
kendisini özel veya kolayca tanınabilir kılan niteliklere sahip bölge ya da yöre
a specific area with unique characteristics
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
zones
Örnekler
The shopping zone attracts many tourists every year.
Alışveriş bölgesi her yıl birçok turisti çeker.
02
bölge
an area on the Earth's surface defined by particular coordinates or boundaries
Örnekler
Each time zone has a different local hour.
Her saat dilimi farklı bir yerel saate sahiptir.
03
bölge, kuşak
(anatomy) any encircling or beltlike structure
04
bölge, alan
an area or region distinguished from adjacent parts by a distinctive feature or characteristic
to zone
01
bölgelere ayırmak, alanlara bölmek
to divide into different areas or sections
Transitive: to zone a space or area
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
zone
3. tekil kişi
zones
şimdiki zaman ortacı
zoning
basit geçmiş zaman
zoned
geçmiş zaman ortacı
zoned
Örnekler
In agriculture, farmers often zone their fields for different crops.
Tarımda, çiftçiler genellikle tarlalarını farklı ürünler için bölgelere ayırır.
02
bölgelemek, ayırmak
to designate or allocate an area of land for a specific use or purpose
Transitive: to zone an area for a purpose or activity
Örnekler
The local government zoned the outskirts of the city for residential housing to accommodate population growth.
Yerel yönetim, nüfus artışını karşılamak için şehrin çevresini konut yapımı için ayırdı.
Leksikal Ağaç
zonal
zone



























