Ara
to whisper
01
fısıldaşmak
to speak very softly or quietly, usually to avoid being overheard by others who are nearby
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
whisper
3. tekil kişi
whispers
şimdiki zaman ortacı
whispering
basit geçmiş zaman
whispered
geçmiş zaman ortacı
whispered
Örnekler
The children giggled as they whispered to each other during storytime.
Çocuklar hikaye zamanında birbirlerine fısıldarken kıkırdadılar.
Whisper
01
fısıltı, hışırtı
a quiet way of speaking without using the vocal cords
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
whispers
Örnekler
A whisper of his voice reached across the room.
Sesinin bir fısıltısı odanın karşısına ulaştı.
02
fısıltı, hışırtı
a soft sound, like the rustling of leaves or gentle movement of fabric
Örnekler
The quiet whisper of the pages turning filled the library.
Sayfaların çevrilmesinin sessiz fısıltısı kütüphaneyi doldurdu.
Leksikal Ağaç
whispered
whispering
whispering
whisper



























