Ara
understanding
01
anlayışlı
not judging someone and forgiving toward them when they do something wrong or make a mistake
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most understanding
karşılaştırma derecesi
more understanding
derecelendirilebilir
Örnekler
Thanks to his understanding demeanor, he's seen as a rock for those around him during tough times.
Anlayışlı tavrı sayesinde, zor zamanlarda etrafındakiler için bir kaya olarak görülür.
Understanding
01
uzlaşma, anlaşma
an informal agreement that may be unspoken
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
understandings
02
anlayış
the ability to comprehend or grasp the meaning, significance, or nature of something
Örnekler
The detective 's keen understanding of human behavior enabled him to unravel the mysteries behind seemingly inexplicable crimes.
Dedektifin insan davranışına dair keskin anlayışı, görünüşte açıklanamaz suçların ardındaki gizemleri çözmesini sağladı.
03
anlayış, sempati
an inclination to support or be loyal to or to agree with an opinion
04
anlayış
the cognitive condition of someone who understands
Leksikal Ağaç
understandingly
understanding
understand



























