understanding
un
ˌʌn
an
ders
ˈdərs
ders
tan
tæn
ten
ding
dɪng
ding
/ˌʌndəˈstændɪŋ/

"understanding"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

understanding
01

anlayışlı

not judging someone and forgiving toward them when they do something wrong or make a mistake
understanding definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most understanding
karşılaştırma derecesi
more understanding
derecelendirilebilir
Örnekler
Thanks to his understanding demeanor, he's seen as a rock for those around him during tough times.
Anlayışlı tavrı sayesinde, zor zamanlarda etrafındakiler için bir kaya olarak görülür.
Understanding
01

uzlaşma, anlaşma

an informal agreement that may be unspoken
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
understandings
02

anlayış

the ability to comprehend or grasp the meaning, significance, or nature of something
Örnekler
The detective 's keen understanding of human behavior enabled him to unravel the mysteries behind seemingly inexplicable crimes.
Dedektifin insan davranışına dair keskin anlayışı, görünüşte açıklanamaz suçların ardındaki gizemleri çözmesini sağladı.
03

anlayış, sempati

an inclination to support or be loyal to or to agree with an opinion
04

anlayış

the cognitive condition of someone who understands
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store