Ara
to transcend
01
aşmak, geçmek
to go beyond a particular limit, quality, or standard, often in an exceptional way
Transitive: to transcend a limit or standard
Formal
Örnekler
The technological advancements in communication have the potential to transcend geographical distances and connect people worldwide.
İletişimdeki teknolojik ilerlemeler, coğrafi mesafeleri aşma ve dünya çapında insanları birbirine bağlama potansiyeline sahiptir.
02
aşmak
to go or be beyond the material or physical aspects of existence, indicating a superior existence or understanding
Transitive: to transcend material or physical things
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
transcend
3. tekil kişi
transcends
şimdiki zaman ortacı
transcending
basit geçmiş zaman
transcended
geçmiş zaman ortacı
transcended
Örnekler
Their love transcended the constraints of distance and time, growing stronger every day.
Aşkları mesafe ve zamanın sınırlarını aştı, her geçen gün daha da güçlendi.
Leksikal Ağaç
transcendence
transcendent
transcendental
transcend



























