Ara
to tarry
01
oyalanmak, geç kalmak
to delay departure, often due to reluctance to leave or being absorbed in an activity
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
tarry
3. tekil kişi
tarries
şimdiki zaman ortacı
tarrying
basit geçmiş zaman
tarried
geçmiş zaman ortacı
tarried
Örnekler
She knew she should leave, but she could n’t help but tarry in the cozy café.
Gitmesi gerektiğini biliyordu, ama rahat kafede oyalanmaktan kendini alamadı.
02
oyalanmak, geç kalmak
leave slowly and hesitantly
tarry
01
katranlı, ziftli
having the characteristics of pitch or tar
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
tarriest
karşılaştırma derecesi
tarrier
derecelendirilebilir
Leksikal Ağaç
tarriance
tarry



























