Ara
to swirl
01
girdap gibi dönmek
to move in a twisting or whirling motion, creating a pattern of circular or spiral motion
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
swirl
3. tekil kişi
swirls
şimdiki zaman ortacı
swirling
basit geçmiş zaman
swirled
geçmiş zaman ortacı
swirled
Örnekler
The leaves swirl in the wind during the autumn months.
Sonbahar aylarında yapraklar rüzgarda döner.
02
girdap oluşturmak, döndürerek hareket ettirmek
to set something in motion, typically a fluid or substance, in a twisting or spiraling motion
Transitive: to swirl a liquid
Örnekler
The artist used a brush to swirl vibrant colors on the canvas
Sanatçı, tuval üzerinde canlı renkleri döndürmek için bir fırça kullandı.
Swirl
01
girdap, sarmal
in geometry, a pattern or shape that exhibits a twisting or spiraling motion, often characterized by continuous, curved lines forming a rotational or helical design
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
swirls
Örnekler
The galaxy's arms displayed a beautiful swirl pattern, creating an aesthetic spiral shape.
Gökadanın kolları, estetik bir sarmal şekil oluşturan güzel bir girdap deseni sergiledi.



























