Ara
Suntan
01
bronz ten
the darkened or brown color of a person's skin that is caused by spending much time in the sun
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
suntans
Örnekler
She applied suntan lotion to protect her skin while achieving a golden-brown color.
Altın-kahverengi bir renk elde ederken cildini korumak için bronzlaştırıcı losyon uyguladı.
to suntan
01
bronzlaşmak, güneşlenmek
to cause one’s skin to become darker by exposure to the sun
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
suntan
3. tekil kişi
suntans
şimdiki zaman ortacı
suntanning
basit geçmiş zaman
suntanned
geçmiş zaman ortacı
suntanned
Örnekler
The tourists suntanned on the deck of the cruise ship.
Turistler, kruvaziyer gemisinin güvertesinde bronzlaştı.



























