sublime
Pronunciation
/səˈbɫaɪm/

"sublime"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

sublime
01

ulu, harikulâde

having exceptional beauty or excellence
approving
formal
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most sublime
karşılaştırma derecesi
more sublime
derecelendirilebilir
Örnekler
Watching the ballet performance, with its graceful movements and captivating music, was an experience of sublime artistry.
Bale performansını izlemek, zarif hareketleri ve büyüleyici müziği ile yüce bir sanat deneyimiydi.
02

harikulâde

deserving reverence, deep admiration, or veneration
approving
formal
03

yüce

of the highest or most extreme degree
formal
Örnekler
The composer 's final symphony reached sublime perfection.
Bestecinin son senfonisi yüce bir mükemmelliğe ulaştı.
04

heybetli

raised, elevated, or positioned high above the ordinary or ground level
05

yüce, ulu

of high moral, spiritual, or intellectual worth
to sublime
01

süblimleşmek, süblimleştirmek

to change directly from a solid to a vapor and then condense back into solid form without passing through a liquid state
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
sublime
3. tekil kişi
sublimes
şimdiki zaman ortacı
subliming
basit geçmiş zaman
sublimed
geçmiş zaman ortacı
sublimed
02

süblimleştirmek, süblimleştirmek

to cause a solid to turn directly into vapor without melting
Transitive
Örnekler
The technician used controlled temperature to sublime impurities from the crystal.
Teknisyen, kristaldeki safsızlıkları süblimleştirmek için kontrollü sıcaklık kullandı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store