spear
Pronunciation
/ˈspɪɹ/

"spear"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Spear
01

mızrak

a weapon with a long handle and a metal pointed tip, used for fighting and fishing in the past
spear definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
spears
Örnekler
The museum displayed a collection of spears used by indigenous tribes for hunting and defense.
Müze, yerli kabileler tarafından avlanma ve savunma için kullanılan bir mızrak koleksiyonu sergiledi.
02

kuşkonmaz ucu

a long, narrow, pointed form resembling a spearhead, often used to describe certain plants or objects
spear definition and meaning
Örnekler
A spear of sunlight pierced the morning fog.
Bir mızrak gibi güneş ışığı sabah sisini deldi.
03

zıpkın, mızrak

a tool used in fishing to thrust or throw at fish underwater to catch them, typically consisting of a sharp point attached to a long handle
Örnekler
The spear's barbed tip ensures that fish can not easily escape once speared.
Mızrak'ın dikenli ucu, balıkların bir kez saplandıktan sonra kolayca kaçamamasını sağlar.
to spear
01

mızraklamak, delmek

to pierce or wound something using a spear
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
spear
3. tekil kişi
spears
şimdiki zaman ortacı
spearing
basit geçmiş zaman
speared
geçmiş zaman ortacı
speared
Örnekler
Soldiers speared the target during training exercises.
Askerler eğitim tatbikatları sırasında hedefi mızrakladı.
02

yükselmek, fırlamak

to rise, project, or thrust upward sharply like a spear
Örnekler
Smoke speared upward from the chimney.
Duman, bacadan yukarı doğru mızrak gibi fırladı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store