Ara
to sound out
[phrase form: sound]
01
yoklamak, görüşlerini anlamaya çalışmak
to attempt to learn someone's opinions and intentions through subtle or indirect questioning or conversation
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılabilir
edat
out
temel fiil
sound
şimdiki zaman
sound out
3. tekil kişi
sounds out
şimdiki zaman ortacı
sounding out
basit geçmiş zaman
sounded out
geçmiş zaman ortacı
sounded out
Örnekler
She strategically sounded her parents' expectations out before revealing her future plans.
Gelecek planlarını açıklamadan önce ebeveynlerinin beklentilerini stratejik olarak öğrenmeye çalıştı.
02
telaffuz etmek, seslendirmek
to articulate words in a specific manner
Örnekler
The actor skillfully sounded out the lines, capturing the essence of the character.
Aktör, karakterin özünü yakalayarak satırları ustalıkla seslendirdi.



























