to slaughter
Pronunciation
/ˈsɫɔtɝ/

"slaughter"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to slaughter
01

katletmek, boğazlamak

to kill a large number of people, often in a harsh and heartless manner
Transitive: to slaughter sb
to slaughter definition and meaning
Örnekler
The conquerors mercilessly slaughtered those who resisted their invasion.
Fatihler, işgallerine direnenleri acımasızca katlettiler.
02

kesmek, boğazlamak

to kill animals for the purpose of providing food
Transitive: to slaughter animals
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
slaughter
3. tekil kişi
slaughters
şimdiki zaman ortacı
slaughtering
basit geçmiş zaman
slaughtered
geçmiş zaman ortacı
slaughtered
Örnekler
The workers slaughter sheep at the plant to supply meat to local stores.
İşçiler, yerel mağazalara et tedarik etmek için fabrikada koyunları keser.
Slaughter
01

kesme (kasaplık hayvanı)

the killing of animals for food, often done on a large scale in industrial settings
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
slaughters
Örnekler
Regulations have been put in place to ensure humane slaughter practices.
İnsancıl kesim uygulamalarını sağlamak için düzenlemeler getirilmiştir.
02

manevi katliam, lanetlenme

suffer spiritual death; be damned (in the religious sense)
03

ağır yenilgi, katliam

a sound defeat
04

katliam, kıyım

the savage and excessive killing of many people
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store