Ara
Scrabble
01
kelime oyunu
a type of board game in which one tries to make words on a board using small blocks with letters on them
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
özel
Örnekler
Every weekend, my family gathers to play Scrabble and compete for the highest score.
Her hafta sonu, ailem en yüksek puan için yarışmak üzere Scrabble oynamak için toplanır.
02
karalama, çiziktirme
a drawing made hastily or without clear purpose
Örnekler
He filled the margins with a messy scrabble.
Kenarları dağınık bir karalama ile doldurdu.
to scrabble
01
tırmalamak
to scratch or scrape at a surface with hands or claws
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
scrabble
3. tekil kişi
scrabbles
şimdiki zaman ortacı
scrabbling
basit geçmiş zaman
scrabbled
geçmiş zaman ortacı
scrabbled
Örnekler
The cat scrabbled at the door to be let in.
Kedi içeri alınmak için kapıyı tırmalıyordu.
02
karalamak, aceleyle yazmak
to write quickly and carelessly
Örnekler
She scrabbled notes during the lecture.
Ders sırasında notları karaladı.
03
karıştırmak, el yordamıyla aramak
to search or feel around in a hasty or uncertain manner
Örnekler
He scrabbled in his bag for his keys.
O, anahtarlarını bulmak için çantasında karıştırdı.



























