rolling
ro
ˈrəʊ
rew
lling
lɪng
ling
roiling

"rolling"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

rolling
01

yuvarlanan, hareket eden

moving smoothly or continuously along a surface, often in a circular motion 
rolling definition and meaning
Örnekler
The rolling ball moved steadily down the alley towards the pins. 

Yuvarlanan top, lobutlara doğru sokakta düzenli bir şekilde ilerledi.

02

yuvarlanmış, trillü

uttered with a trill 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most rolling
karşılaştırma derecesi
more rolling
derecelendirilebilir
03

kafayı bulmuş, kafası güzel

experiencing the euphoric effects of MDMA or ecstasy, often in rave or party settings 
argo
Örnekler
She was rolling hard at the festival last night. 

Dün gece festivalde çok yuvarlanıyordu.

04

dalgalı

having a gently rising and falling surface with many small hills 
Örnekler
The village was surrounded by rolling hills. 
Rolling
01

yuvarlanma, tekerlekler üzerinde hareket etme

propelling something on wheels 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
çoğul biçim
rollings
02

soyma, çaresizin soyulması

the act of robbing a helpless person 
03

gümbürtü, gürleme

a deep prolonged sound (as of thunder or large bells) 
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store