Ara
rolling
01
yuvarlanan, hareket eden
moving smoothly or continuously along a surface, often in a circular motion
Örnekler
The rolling ball moved steadily down the alley towards the pins.
Yuvarlanan top, lobutlara doğru sokakta düzenli bir şekilde ilerledi.
02
yuvarlanmış, trillü
uttered with a trill
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most rolling
karşılaştırma derecesi
more rolling
derecelendirilebilir
03
kafayı bulmuş, kafası güzel
experiencing the euphoric effects of MDMA or ecstasy, often in rave or party settings
argo
Örnekler
She was rolling hard at the festival last night.
Dün gece festivalde çok yuvarlanıyordu.
04
dalgalı
having a gently rising and falling surface with many small hills
Örnekler
The village was surrounded by rolling hills.
Rolling
01
yuvarlanma, tekerlekler üzerinde hareket etme
propelling something on wheels
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
çoğul biçim
rollings
02
soyma, çaresizin soyulması
the act of robbing a helpless person
03
gümbürtü, gürleme
a deep prolonged sound (as of thunder or large bells)
Leksikal Ağaç
rolling
roll



























