Ara
to barter
01
değiş tokuş etmek
to exchange goods or services without using money
Ditransitive: to barter sth for sth
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
barter
3. tekil kişi
barters
şimdiki zaman ortacı
bartering
basit geçmiş zaman
bartered
geçmiş zaman ortacı
bartered
Örnekler
Communities near rivers often bartered fish and other aquatic resources for agricultural produce.
Nehirlerin yakınındaki topluluklar genellikle balık ve diğer su kaynaklarını tarım ürünleriyle takas ederlerdi.
Barter
01
takas, mübadele
the exchange of goods or services without using money
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılamaz
Örnekler
They practiced barter to obtain what they needed without cash.
Nakit olmadan ihtiyaç duyduklarını elde etmek için takas yaparlardı.



























