Ara
Barricade
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
barricades
Örnekler
The military engineers erected barricades of concrete and debris to create a formidable line of defense.
Askeri mühendisler, beton ve enkazdan barikatlar dikerek güçlü bir savunma hattı oluşturdular.
02
barikat, engel
a barrier erected, often by police or authorities, to block or control traffic for security, inspection, or pursuit purposes
Örnekler
Protesters faced a police barricade outside the government building.
Protestocular, hükümet binasının dışında bir polis barikatı ile karşılaştı.
to barricade
01
barikat kurmak, engellemek
to make an area or passage impassable
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
barricade
3. tekil kişi
barricades
şimdiki zaman ortacı
barricading
basit geçmiş zaman
barricaded
geçmiş zaman ortacı
barricaded
Örnekler
Snow barricaded the path to the village.
Kar, köye giden yolu barikatladı.
02
barikat kurmak, engellemek
to block or secure an area using a barrier
Örnekler
The citizens barricaded the entrance to the building during the unrest.
Vatandaşlar, huzursuzluk sırasında binanın girişini barikatladı.



























