to refill
re
ri:
ri
fill
ˈfɪl
fil
riffleruffle

"refill"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to refill
01

doldurmak, yenilemek

to add more of a substance into something that was previously emptied 
Transitive: to refill a container
to refill definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
refill
3. tekil kişi
refills
şimdiki zaman ortacı
refilling
basit geçmiş zaman
refilled
geçmiş zaman ortacı
refilled
Örnekler
Can you refill my water bottle, please? It's empty. 

Lütfen su şişemi yeniden doldurabilir misiniz? Boş.

Refill
01

bir kadeh daha

one more glass of wine, water, or other drinks 
refill definition and meaning
Örnekler
He requested a refill of his coffee at the diner to keep enjoying his hot drink. 

O, sıcak içeceğinin keyfini çıkarmaya devam etmek için lokantada kahvesinin bir dolum daha istedi.

02

dolum, dolum paketi

a packaged supply used to replenish a container with the correct contents 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
refills
Örnekler
She bought a refill for her soap dispenser. 

O, sabunluk için bir dolum aldı.

03

yenileme, ikmal

a renewed supply of a prescribed medication 
Örnekler
The pharmacy processed his refill by noon. 

Eczane, öğlene kadar onun yenilemesini işledi.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store