Ara
to pour down
[phrase form: pour]
01
boşaltmak, şakır şakır yağmak
to rain very heavily and continuously
Örnekler
We decided to stay indoors since it was pouring down outside.
Dışarıda bardaktan boşanırcasına yağmur yağdığı için içeride kalmaya karar verdik.
02
içip bitirmek, kafaya dikmek
to drink something completely and quickly
Örnekler
Feeling dehydrated, they stopped at the café and poured down a couple of cold drinks.
Susuz hissettikleri için kafede durdular ve birkaç soğuk içeceği indirdiler.



























