positivity
po
ˌpɑ:
pa
si
zi
ti
ˈtɪ
ti
vi
vi
ty
ti
ti
British pronunciation
/pˌɒzɪtˈɪvɪti/

"positivity"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Positivity
01

kesinlik, kararlılık

a quality of being certain, assertive, or affirming; marked by confidence and decisiveness
example
Örnekler
The scientist argued with positivity about the findings.
Bilim insanı bulgular hakkında pozitiflik ile tartıştı.
02

iyimserlik, pozitiflik

the quality of being suggestive of a likely successful outcome
example
Örnekler
Positivity in leadership can improve employee morale.
Pozitiflik liderlikte çalışan moralini iyileştirebilir.
03

kesinlik, tartışılmazlık

the quality of being undeniable, certain, or indisputable
example
Örnekler
Legal documents must be written with clarity and positivity.
Yasal belgeler açıklık ve pozitiflik ile yazılmalıdır.
04

pozitiflik, pozitif değer

a quantity greater than zero
example
Örnekler
A positivity above zero suggests chemical reaction.
Sıfırın üzerinde bir pozitiflik kimyasal reaksiyonu düşündürür.
05

pozitiflik, pozitif kutup

the characteristic of the positive terminal or pole in an electrical system
example
Örnekler
The circuit depends on correct identification of positivity and negativity.
Devre, pozitiflik ve negatifliğin doğru tanımlanmasına bağlıdır.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store