positivity
po
ˌpɒ
po
si
zi
ti
ˈtɪ
ti
vi
vi
ty
ti
ti

"positivity"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Positivity
01

kesinlik, kararlılık

a quality of being certain, assertive, or affirming; marked by confidence and decisiveness 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
çoğul biçim
positivities
Örnekler
Her positivity in the debate left no room for doubt. 

Onun tartışmadaki pozitifliği şüpheye yer bırakmadı.

02

iyimserlik, pozitiflik

the quality of being suggestive of a likely successful outcome 
Örnekler
Her positivity motivated the whole team to keep working. 

Onun pozitifliği tüm ekibi çalışmaya devam etmeye motive etti.

03

kesinlik, tartışılmazlık

the quality of being undeniable, certain, or indisputable 
Örnekler
There is a positivity about the evidence that cannot be questioned. 

Kanıtlarda sorgulanamaz bir pozitiflik var.

04

pozitiflik, pozitif değer

a quantity greater than zero 
Örnekler
The thermometer showed a positivity of five degrees. 

Termometre beş derecelik bir pozitiflik gösterdi.

05

pozitiflik, pozitif kutup

the characteristic of the positive terminal or pole in an electrical system 
Örnekler
The wire is connected to the battery's positivity. 

Tel, pilin pozitifliğine bağlıdır.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store