badge
badge
bæʤ
bec
/bæʤ/

"badge"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Badge
01

rozet

a small item made of metal or plastic with words or a logo on it that a person carries to show their membership in an organization
badge definition and meaning
Örnekler
The young scout earned her merit badges in camping, first aid, and knot-tying, proudly sewing them onto her uniform.
Genç izci, kampçılık, ilk yardım ve düğüm atma konularında liyakat rozetlerini kazandı ve onları gururla üniformasına dikti.
02

nişan, işaret

any distinguishing feature or attribute that signifies a particular power, rank, or quality
Örnekler
Patience is a badge of maturity in challenging situations.
Sabır, zorlu durumlarda olgunluğun bir nişanıdır.
03

bir rozet, bir nişan

a small, often decorative object that is worn or displayed, typically for style or to represent a belief, cause, interest, etc.
Örnekler
He wore a badge to raise awareness for climate change.
İklim değişikliği hakkında farkındalık yaratmak için bir rozet taktı.
to badge
01

kart takmak, kart vermek

to attach or display a badge on someone or something
Örnekler
Employees were badged before entering the office.
Çalışanlar ofise girmeden önce kimlik kartı takıldı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store