Ara
to polarize
01
polarize etmek, ışığı polarize etmek
to cause light or other electromagnetic waves to vibrate in a specific direction or plane
Örnekler
The device polarized the radio waves for better signal clarity.
Cihaz, daha iyi sinyal netliği için radyo dalgalarını polarize etti.
02
kutuplaşmak
to be divided into two opposing groups
Örnekler
Public sentiment polarizes after every election.
Her seçimden sonra kamuoyu kutuplaşır.
03
kutuplaştırmak
to cause something or someone to split into opposing groups
Örnekler
The debate polarized the scientific community.
Tartışma, bilim camiasını kutuplaştırdı.
Leksikal Ağaç
depolarize
polarized
polarize
polar



























