pensive
Pronunciation
/ˈpɛnsɪv/

"pensive"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

pensive
01

endişeli

engaged in deep or serious thought
pensive definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most pensive
karşılaştırma derecesi
more pensive
derecelendirilebilir
Örnekler
After reading the letter, he became pensive, reflecting on its contents.
Mektubu okuduktan sonra, düşünceli bir hale geldi, içeriği üzerine düşünmeye başladı.
02

dalgın

reflective and thoughtful, often with a hint of melancholy and sadness
Örnekler
The painting of the solitary figure was deeply pensive, capturing a sense of introspective solitude.
Yalnız figürün resmi derin bir şekilde düşünceliydi, içe dönük bir yalnızlık hissini yakalıyordu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store