Ara
to pass away
[phrase form: pass]
01
rahmetli olmak
to no longer be alive
Intransitive
Örnekler
We were saddened to hear that the town 's oldest resident passed away at the age of 105.
Kasabanın en yaşlı sakının 105 yaşında vefat ettiğini duyduğumuzda üzüldük.
02
yok olmak, kaybolmak
to fade, disappear, or cease to exist
Intransitive
Örnekler
The once-popular trend passed away as new styles emerged.
Bir zamanlar popüler olan trend, yeni stiller ortaya çıktıkça ortadan kayboldu.



























