Ara
Palm
01
avuç içi
the inner surface of the hand between the wrist and fingers
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
palms
Örnekler
The baby grasped her mother 's finger with her tiny palm.
Bebek, küçük avuç içi ile annesinin parmağını kavradı.
02
palmiye, ödül
an award or token given to commemorate a victory, achievement, or special event
Örnekler
Artists competed for the prestigious palm at the gallery.
Sanatçılar galeride prestijli palmiye için yarıştı.
Örnekler
The resort was dotted with towering palms, creating a serene and picturesque environment.
Tesis, görkemli palmiye ağaçlarıyla serpiştirilmişti, huzurlu ve resim gibi bir ortam yaratıyordu.
04
karış, avuç
a unit of measurement based on the length or width of the human hand
Örnekler
The craftsman measured the gap using his palm.
Zanaatkar, boşluğu avuç içi kullanarak ölçtü.
to palm
01
gizlemek, yok etmek
to handle, lift, or hold something in the hand, often secretly or skillfully
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
palm
3. tekil kişi
palms
şimdiki zaman ortacı
palming
basit geçmiş zaman
palmed
geçmiş zaman ortacı
palmed
Örnekler
The magician palmed the ball smoothly.
Sihirbaz topu pürüzsüz bir şekilde avuç içi.
Leksikal Ağaç
palmist
palmlike
palmy
palm



























