Ara
to load down with
[phrase form: load]
01
yüklemek, ağırlık vermek
to force someone or something carry something or many heavy things
Örnekler
The traveler loaded their backpack down with souvenirs.
Gezgin, sırt çantasını hatıralarla doldurdu.
02
yüklemek, aşırı yüklemek
to put too much pressure or too many tasks on someone or something, making it difficult to handle
Örnekler
The unexpected challenges of the project began to load down the already strained resources of the small company.
Projenin beklenmedik zorlukları, küçük şirketin zaten gergin olan kaynaklarını aşırı yüklemeye başladı.



























