Ara
to lie around
01
oyalanmak, boş boş oturmak
to waste time relaxing and doing nothing
Intransitive: to lie around somewhere
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
around
temel fiil
lie
şimdiki zaman
lie around
3. tekil kişi
lies around
şimdiki zaman ortacı
lying around
basit geçmiş zaman
lay around
geçmiş zaman ortacı
lain around
Örnekler
The student procrastinated on their homework, lying around in bed until the last minute.
Öğrenci ödevlerini erteledi, son dakikaya kadar yatakta oyalanarak.
02
etrafta dağınık halde durmak, saçılmış olmak
to be scattered or left in an untidy or careless manner, creating a disorderly and disorganized environment
Transitive: to lie around a place
Örnekler
I'm always finding tools lying around the garage, which is dangerous and makes it hard to find what I need.
Garajda her zaman etrafta duran aletler buluyorum, bu tehlikeli ve ihtiyacım olanı bulmayı zorlaştırıyor.



























