leaf
leaf
lif
lif
reefliefbeeffief

"leaf"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Leaf
01

yaprak

a usually green part of a plant in which the photosynthesis takes place 
leaf definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
leaves
Örnekler
He carefully examined the underside of the leaf to check for signs of pests or diseases. 

Haşere veya hastalık belirtilerini kontrol etmek için yaprağın altını dikkatlice inceledi.

02

kanat, katlanır bölüm

a hinged or removable flat section of a structure, such as part of a table or a door 
Örnekler
They folded down the table leaf to save space. 

Yerden tasarruf etmek için masanın kanadını katladılar.

03

sayfa

a sheet of written or printed material, especially in a manuscript or book 
Örnekler
He turned a fragile leaf of the old manuscript. 

O, eski el yazmasının narin bir yaprağını çevirdi.

to leaf
01

filizlenmek, yapraklanmak

(of a plant) to produce new leaves 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
leaf
3. tekil kişi
leafs
şimdiki zaman ortacı
leafing
basit geçmiş zaman
leafed
geçmiş zaman ortacı
leafed
Örnekler
The trees began to leaf early this year. 

Ağaçlar bu yıl erken yapraklanmaya başladı.

02

sayfa çevirmek, yaprak çevirmek

to turn pages one by one 
Örnekler
He leafed the binder to find the contract. 

Sözleşmeyi bulmak için dosyayı yaprakladı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store