Ara
Leaf
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
leaves
Örnekler
The gardener noticed that the leaves on the tomato plants were turning yellow, indicating a possible nutrient deficiency.
Bahçıvan, domates bitkilerindeki yaprakların sarardığını fark etti, bu da olası bir besin eksikliğine işaret ediyordu.
02
kanat, katlanır bölüm
a hinged or removable flat section of a structure, such as part of a table or a door
Örnekler
The door 's leaf swung smoothly on its hinges.
Kapının kanadı menteşeleri üzerinde pürüzsüzce sallandı.
03
sayfa
a sheet of written or printed material, especially in a manuscript or book
Örnekler
She pressed a flower between two leaves of her journal.
Bir çiçeği günlüğünün iki yaprağı arasına bastırdı.
to leaf
01
filizlenmek, yapraklanmak
(of a plant) to produce new leaves
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
leaf
3. tekil kişi
leafs
şimdiki zaman ortacı
leafing
basit geçmiş zaman
leafed
geçmiş zaman ortacı
leafed
Örnekler
The saplings leafed quickly in spring.
Fidanlar ilkbaharda hızla yapraklandı.
02
sayfa çevirmek, yaprak çevirmek
to turn pages one by one
Örnekler
The librarian leafed the fragile pages carefully.
Kütüphaneci, kırılgan sayfaları dikkatlice çevirdi.
Leksikal Ağaç
leafage
leafless
leaflet
leaf



























