Ara
to jump out
[phrase form: jump]
01
fırlamak, birden çıkmak
to suddenly and quickly move outward from a hidden or concealed position
Örnekler
Yesterday, he hid behind the tree and jumped out when his sister walked by.
Dün, ağacın arkasına saklandı ve kız kardeşi yanından geçerken aniden ortaya çıktı.
02
kovmak, dışlamak
to remove a member from a criminal gang
Örnekler
He decided to leave the gang voluntarily before facing the consequences of being jumped out.
Sonuçlarıyla yüzleşmeden önce çeteyi gönüllü olarak terk etmeye karar verdi atılmak.



























