zaghaftzierlich
zaghaftzierlich
zaghaft[adj]

tereddütlü,kararsız

zahl[n]

sayı,rakam

zahlen[v]

ödemek

zählen[v]

saymak,hesaplamak

zahlreich[adj]

çok sayıda,bol

zahlung[n]

ödeme,taksit

zahlungsmittel[n]
zahlungsmoral[n]
zahm[adj]

evcil,yumuşak başlı

zahn[n]

diş,diş

zahnarzt[n]

diş hekimi,diş doktoru

zahnbürste[n]

diş fırçası,diş fırçası

zahncreme[n]

diş macunu,diş kremi

zahnfleisch[n]
zahnpasta[n]

diş macunu,diş pastası

zahnschmerzen[n]

diş ağrısı,diş sancısı

zahnseide[n]

diş ipi,diş ipliği

zange[n]

pense,kerpeten

zäpfchen[n]

fitil,supozituvar

zauber[n]

büyü,sihir

zauberei[n]

büyü,sihirbazlık

zauberstab[n]

sihirli değnek,büyülü asa

zaun[n]

çit,parmaklık

zebra[n]

zebra,zebra

zebrastreifen[n]

yaya geçidi,zebra geçit

zecke[n]
zeh[n]

ayak parmağı,parmak

zehe[n]

ayak parmağı,parmak

zehentrenner[n]

parmak arası kayışlı sandalet,parmak arası terlik

zehneck[n]
zeichen[n]

işaret,sembol

zeichnen[v]

çizmek,taslak yapmak

zeichnung[n]

çizim,taslak

zeigen[v]

göstermek

zeile[n]

satır,sıra

zeit[n]

Zaman

zeitalter[n]

çağ,devir

zeitarbeitsfirma[n]

geçici iş ajansı,geçici iş firması

zeitbombe[n]

zaman bombası,zaman ayarlı patlayıcı

zeitdruck[n]

zaman baskısı,zaman sıkışıklığı

zeitgeist[n]

zamanın ruhu

zeitgemäß[adj]
zeitgenössisch[adj]

çağdaş,güncel

zeitlich[adj]
zeitlos[adj]
zeitmangel[n]

zaman yetersizliği,zaman eksikliği

zeitpunkt[n]

an,zaman noktası

zeitraum[n]

dönem,süre

zeitschrift[n]

dergi,mecmua

zeitsparend[adj][adv]
zeitung[n]

gazete,haber gazetesi

zeitverschwendung[n]
zeitweise[adv]
zeitzeuge[n]
zelebrieren[v]

kutlamak,anmak

zelle[n]

hücre,zindan

zelt[n]

çadır,tent

zelten[v]

kamp yapmak,çadırda kalmak

zensur[n]

sansür,bilgi kontrolü

zentral[adj]

merkezi,orta

zentrale[n]
zentralheizung[n]
zentrum[n]

merkez,odak

zerbrechlich[adj]
zerdrücken[v]

ezmek,parçalamak

zeremonie[n]

tören

zerfallen[v]

çökmek,parçalanmak

zerfließen[v]

erimek,sıvılaşmak

zerhacken[v]

doğramak,parçalara ayırmak

zerkleinerer[n]

doğrayıcı,parçalayıcı

zerkochen[v]

fazla pişirmek,aşırı pişirmek

zerlegen[v]

sökmek,parçalamak

zerplatzen[v]

patlamak,patlayarak dağılmak

zerreden[v]

fazla analiz etmek,gereksizce uzatmak

zerreiben[v]
zerreißen[v]

yırtmak,parçalara ayırmak

zerrung[n]
zerschneiden[v]

parçalara ayırmak,doğramak

zerspringen[v]

patlamak,parçalara ayrılmak

zerstören[v]

yok etmek

zerstreuen[v]

dağıtmak,saçmak

zerstreuung[n]
zertifikat[n]

sertifika,belge

zertifizierung[n]
zettel[n]

not,kağıt parçası

zeug[n]

şeyler,eşyalar

zeuge[n]

tanık,tanık

zeugnis[n]

sertifika,belge

zickzack[n]

zikzak,zigzag çizgisi

ziege[n]

keçi,teke

ziegel[n]

tuğla,kiremit

ziehen[v]

çekmek,çekip almak

ziehend[adj]

sancılı,çeken

ziel[n]

bitiş çizgisi,varış

zielführend[adj]
zielgruppe[n]
zielgruppengerecht[adj]
zielscheibe[n]
ziemlich[adv]

oldukça

zierlich[adj]

zarif,narin

LanGeek
Uygulamayı İndir