messenmitnehmen
messenmitnehmen
messen[v]
messer[n]

bıçak,bıçak

messung[n]
metall[n]

metal,metal

metallbearbeitung[n]

metal işleme,metal işçiliği

metallstück[n]
metapher[n]

metafor,mecaz

metaphysik[n]

metafizik,ilk felsefe

metaphysisch[adj]
meteor[n]

meteor

meteorit[n]

meteorit,göktaşı

methode[n]

yöntem,metot

methodik[n]
metropole[n]

metropol,büyük şehir

metropolregion[n]

metropol bölge,büyükşehir bölgesi

metzger[n]

kasap,şarküteri

mexiko[n]

Meksika,Meksika ülkesi

miauen[v]

miyavlamak,miyav sesi çıkarmak

mich[pron]

beni,bana

miene[n]

ifade,yüz ifadesi

miete[n]

kira,kira bedeli

mieten[v]

kiralamak,kiraya vermek

mieter[n]

kiracı,kiraçı

mietpreis[n]
mietshaus[n]
mietvertrag[n]

kira sözleşmesi,kiralama sözleşmesi

mietwagen[n]

kiralık araba,kiralık araç

migräne[n]
migrant[n]

göçmen,mülteci

migrantenangelegenheiten[n]

göçmen işleri,göç konuları

migration[n]

göç,yer değiştirme

migrationshintergrund[n]
mikrofon[n]
mikrowelle[n]

mikrodalga,mikrodalga dalgası

milbe[n]
milch[n]

süt,inek sütü

milchprodukt[n]
milchschokolade[n]
milchshake[n]

milkshake,sütlü içecek

milchstraße[n]
mild[adj]

hafif,ılımlı

milieu[n]

çevre,ortam

militär[n]

silahlı kuvvetler,ordu

milliarde[n]

milyar,bir milyar

million[n]

milyon

mimik[n]

yüz ifadesi,mimik

minderheit[n]

azınlık,azınlık grubu

minderjährig[adj]
minderwertig[adj]
mindestens[adv]

en az,minimum

mindesthaltbarkeit[n]

minimum raf ömrü,son kullanma tarihi

mineralstoff[n]

mineral,mineral maddesi

mineralwasser[n]

maden suyu,soda

minibar[n]

minibar,minibar dolabı

minijobber[n]

mini işçi,yarı zamanlı çalışan

minimal[adj]

minimal

minimalismus[n]

minimalizm,sadelik

minimum[n]

minimum,en küçük değer

minirock[n]
ministerium[n]
minivan[n]
minute[n]

dakika,dakika

minutiös[adj]

titiz,dikkatli

mir[pron]

bana,bana

mirabelle[n]

mirabelle eriği

mischen[v]

karıştırmak,harmanlamak

mischung[n]
missachten[v]

görmezden gelmek,saygı göstermemek

missachtung[n]
missen[v]

özlemek,yokluğunu hissetmek

misserfolg[n]

başarısızlık,yenilgi

missfallen[n][v]

hoşnutsuzluk,beğenmeme • hoşlanmamak,beğenmemek

missgönnen[v]

kıskanmak,gözü kalmak

misslingen[n][v]

başarısızlık,aksilik • başarısız olmak,yapamamak

missraten[v]

başarısız olmak,yanlış gitmek

missverständlich[adj]

belirsiz,muğlak

missverständnis[n]

yanlış anlama,yanlış anlayış

missverstehen[v]

yanlış anlamak,yanlış yorumlamak

mist bauen[phrase]
mit[prep]

ile,birlikte

mit den hühnern schlafen gehen[phrase]
mit einem blauen auge davonkommen[phrase]
mit offenem mund[phrase]
mitarbeiter[n]

çalışan,işçi

mitbestimmung[n]

ortak karar verme,katılım

mitbewohner[n]

oda arkadaşı,ev arkadaşı

mitbringen[v]

getirmek,götürmek

mitbringsel[n]

hediye,hatıra

mitbürger[n]
miteinander[adv]

birlikte,karşılıklı olarak

miterleben[v]
mitgefühl[n]

şefkat,merhamet

mitgehen[v]
mitglied[n]

üye,mensup

mitgliedschaft[n]
mithalten[v]

ayak uydurmak,rekabet etmek

mithilfe[prep]

yardımıyla,yardım sayesinde

mitkommen[v]

birlikte gelmek,eşlik etmek

mitmachen[v]

katılmak,iştirak etmek

mitnehmen[v]

yanına almak,götürmek

LanGeek
Uygulamayı İndir