liebenluxus
liebenluxus
lieben[v]

sevmek,aşık olmak

liebenswert[adj]

sevimli,canayakın

lieber[adv]

tercihen,daha çok

liebesaffäre[n]
liebesbeziehung[n]
liebeskummer[n]
liebhaben[v]
lied[n]

şarkı,türkü

lieferant[n]

tedarikçi,sağlayıcı

liefern[v]

teslim etmek,sağlamak

lieferung[n]

teslimat,dağıtım

liegen[v]

yatmak,uzanmak

liegestuhl[n]

şezlong,yataklı sandalye

lift[n]
liga[n]

lig,şampiyona

likör[n]

likör,tatlı alkollü içecek

lila[adj]

mor,eflatun

lilie[n]

zambak,lale

limette[n]

limon,yeşil limon

limitiert[adj]

sınırlı,kısıtlı

limonade[n]

limonata

limousine[n]

limuzin

lindern[v]
linie[n]

çizgi,hat

liniendiagramm[n]

çizgi grafiği,çizgi diyagramı

link[adj]

sol,sol

links[adv]

solda

linse[n]
linsensuppe[n]

mercimek çorbası,lentil çorbası

lipgloss[n]
lippe[n]

dudak,ağzın yumuşak kenarı

lippenbalsam[n]
lippenstift[n]
liste[n]

liste,envanter

listig[adj]

kurnaz,hilekâr

liter[n]
literatur[n]

edebiyat,yazınsal eserler

literaturnobelpreis[n]

Edebiyat Nobel Ödülü,Nobel Edebiyat Ödülü

literaturverfilmung[n]

edebi uyarlama,bir edebi esere dayanan film

literaturwissenschaft[n]

edebiyat bilimi,edebiyat araştırmaları

litschi[n]
lkw[n]

kamyon,tır

lob[n]

övgü,takdir

lobby[n]

hol,giriş salonu

loben[v]

övmek

loch[n]

delik,boşluk

locher[n]

delgeç,zımba

locke[n]
locken[v]

çekmek,cezbetmek

locker[adj]

rahat,gergin olmayan

lockig[adj]
löffel[n]

kaşık,çay kaşığı

logik[n]

mantık,akıl yürütme

logisch[adj]

mantıklı,akılcı

logo[n]

logo

lohn[n]

maaş,ücret

lohnen[v]

değmek,karşılığını vermek

lohnend[adj]

karlı,değer

lohnenswert[adj]

değer,değmeye değer

lohngefälle[n]
lohnkosten[n]
lohnsteuer[n]

gelir vergisi,kaynakta kesinti

lokal[n][adj]

meyhane,taverna • yerel,bölgesel

lokomotive[n]

lokomotif

look[n]
los[adv]

oluyor,gerçekleşiyor

los sein[phrase]
löschen[v]

silmek,kaldırmak

lose[adj]

gevşek,sallant

lösen[v]

çözmek

losfahren[v]
loslassen[v]
lösung[n]

sonuç,çözüm

loswerden[v]
lotion[n]

losyon,sıvı krem

löwe[n]

aslan,dişi aslan

löwenzahn[n]

karahindiba,aslan dişi

loyalität[n]
luchs[n]
lücke[n]

boşluk,aralık

lückenhaft[adj]
luft[n]

hava,atmosfer

luftaufnahme[n]

havadan çekim,hava fotoğrafı

luftkühler[n]

hava soğutucu,hava serinletici

luftpost[n]

hava postası,uçak postası

luftreiniger[n]

hava temizleyici,hava arıtıcısı

luftröhre[n]
luftverschmutzung[n]

hava kirliliği,atmosfer kirliliği

luftwaffe[n]

hava kuvvetleri,hava ordusu

lüge[n]

yalan,yalan söylem

lügen[v]

yalan söylemek,yalan atmak

lunchpaket[n]
lunge[n]

akciğer,pulmoner

lungenentzündung[n]
lungenfisch[n]

akciğerli balık,dipnoi

lust[n]

istek,arzu

lustig[adj]

komik,eğlenceli

luxemburg[n]

Lüksemburg,Lüksemburg Büyük Dükalığı

luxuriös[adj]
luxus[n]
LanGeek
Uygulamayı İndir