labellebensmittelproduktion
labellebensmittelproduktion
label[n]

etiket,marka

labor[n]

laboratuvar,lab

laborkittel[n]
labrador[n]
lächeln[v][n]

gülümsemek

lachen[v]

gülmek

lächerlich[adj]

gülünç,saçma

lachs[n]

somon,Atlantik somonu

lackieren[v]

boyamak,verniklemek

ladegerät[n]
laden[n][v]

dükkan,mağaza • yüklemek,doldurmak

ladenbesitzer[n]
ladentheke[n]
ladesäule[n]
lage[n]

mahalle,semt

lager[n]

depolama,ambar

lagerfeuer[n]
lahmlegen[v]

felç etmek,hareketsiz bırakmak

laken[n]

çarşaf,yatak çarşafı

lama[n]
lamm[n]

kuzu,kuzucuk

lammfleisch[n]
lampe[n]

lamba,ışık

lampenschirm[n]

lamba siperi,abatjurlu

lancieren[v]
land[n]

ülke

land­bau[n]

tarım,toprak işleme

landen[v]

iniş yapmak,konmak

länderporträt[n]
landesgrenze[n]

ulusal sınır,milli sınır

landeskundlich[adj]

kültürel-coğrafi,ülke bilgisine ilişkin

landessprache[n]

ulusal dil,milli dil

landflucht[n]
landhotel[n]
landmine[n]
landschaft[n]

manzara,bölge

landsleute[n]

vatandaşlar,hemşehriler

landung[n]

iniş,karaya çıkma

landwirt[n]

çiftçi,tarım işçisi

landwirtschaft[n]

tarım,ziraat

landwirtschaftlich[adj]
landwirtschaftsministerium[n]
lang[adj]

uzun,uzun

langärmelig[adj]
langatmig[adj]

uzun,sıkıcı

lange[adv]

uzun süre,uzun zaman

länge[n]

uzunluk,boy

langeweile[n]

can sıkıntısı,sıkıntı

langfristig[adj]

uzun vadeli,kalıcı

langhaarig[adj]
langlebig[adj]
langlebigkeit[n]
langsam[adj]

yavaş

längst[adv]

uzun zamandır,çoktan

languste[n]
langweilen[v]

sıkmak,sıkmak

langweilig[adj]

sıkıcı,bıktırıcı

langzeitgedächtnis[n]
langzeitstudie[n]
laptop[n]
laptoptasche[n]
lärm[n]

gürültü,patırtı

larve[n]
lasagne[n]

lazanya,lazanya yemeği

lassen[v]

bırakmak,terk etmek

lässig[adj][adv]

rahat,kaygısız • rahat,kayıtsız

laster[n]

kamyon,ağır vasıta

lästig[adj]
lastwagen[n]

kamyon,tır

latein[n]

Latince,Latin dili

lateinisch[adj]

Latince,Latin

laternenfisch[n]

fener balığı,deniz feneri

latte[n]

lata,çıta

lauch[n]

pırasa,pırasa

lauern[v]
laufbahn[n]
laufen[v]

koşmak,hızlı hareket etmek

laufsteg[n]

podyum,defile

laufwerk[n]

sürücü,okuyucu

laune[n]
laus[n]
lauschen[v]
laut[adj][prep][n]

gürültülü,yüksek sesli • göre • ses,gürültü

lautsprecher[n]

hoparlör,ses yükseltici

lavendel[n]

lavanta,lavanta çiçeği

lawine[n]

çığ,kar çığı

leben[v][n]

yaşamak,oturmak

lebensabschnitt[n]

yaşam evresi,hayat dönemi

lebensbereich[n]
lebensform[n]

yaşam biçimi,hayat tarzı

lebensgefahr[n]

ölüm tehlikesi,hayati tehlike

lebensgefährlich[adj]
lebensgefühl[n]
lebenshaltungskosten[n]

yaşam maliyeti,geçim giderleri

lebenslang[adj]
lebenslauf[n]

özgeçmiş,CV

lebensmittel[n]

gıda maddeleri,yiyecekler

lebensmittelabfall[n]
lebensmittelfirma[n]
lebensmittelproduktion[n]
LanGeek
Uygulamayı İndir