Ara
Le tablier
01
önlük, peştemal
vêtement de protection porté devant le corps pour protéger les vêtements
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
tabliers
Örnekler
Elle met son tablier avant de commencer à cuisiner.
O, yemek pişirmeye başlamadan önce önlüğünü giyer.
02
ön çamurluk, ön tampon
partie inférieure avant d'un véhicule qui protège le moteur
Örnekler
Le tablier de ma voiture est endommagé après l'accident.
Arabamın ön paneli kazadan sonra hasar gördü.



























