Ara
protéger
01
korumak, muhafaza etmek
empêcher un danger ou un mal d'atteindre quelqu'un ou quelque chose
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzensiz
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
protège
1. çoğul kişi
protégeons
gelecek zamanda 1. kişi
protégerai
şimdiki zaman ortacı
protégeant
geçmiş zaman ortacı
protégé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
protégions
Örnekler
Il a tout fait pour protéger ses données personnelles.
Kişisel verilerini korumak için her şeyi yaptı.
02
korumak, desteklemek
défendre ou soutenir quelqu'un, souvent contre des critiques, des attaques ou des injustices
Örnekler
Le roi a protégé les artistes de son époque.
Kral, kendi döneminin sanatçılarını korudu.
03
korunmak, kendini korumak
prendre des mesures pour éviter un danger ou un mal pour soi-même
Örnekler
Ils se sont bien protégés pendant la tempête.
Fırtına sırasında kendilerini iyi korudular.



























