Ara
La noisette
[gender: feminine]
01
fındık, küçük fındık
petit fruit à coque ronde et dure, produit par le noisetier
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
dişil
çoğul biçim
noisettes
Örnekler
Elle prépare un café avec un peu de lait noisette.
O biraz fındık sütüyle kahve hazırlıyor.
02
très petite quantité de quelque chose
Örnekler
On voit une noisette de beurre fondue.
noisette
01
fındık rengi, fındığımsı
de couleur brun clair et chaud, semblable à celle de la noisette
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
derecelendirilemez
eril tekil
noisette
eril çoğul
noisette
dişil tekil
noisette
dişil çoğul
noisette
Örnekler
Cette écharpe noisette va bien avec ton manteau.
Bu fındık rengi atkı paltonla iyi gidiyor.



























