Ara
gratiné
01
gratenli, üzeri kızarmış
plat recouvert de chapelure ou de fromage et cuit au four
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
ilişkisel
derecelendirilemez
eril tekil
gratiné
eril çoğul
gratinés
dişil tekil
gratinée
dişil çoğul
gratinées
Örnekler
J'ai préparé des pommes de terre gratinées pour le dîner.
Akşam yemeği için graten patatesler hazırladım.
02
olağanüstü, etkileyici
exceptionnel ou impressionnant
Örnekler
Son talent est vraiment gratiné.
Onun yeteneği gerçekten gratine.
03
mükemmel, birinci sınıf
qui est le plus remarquable ou le meilleur dans un domaine
Örnekler
C'est un restaurant gratiné, réservé aux gourmets.
Bu, gurmeler için ayrılmış gratine bir restorandır.
04
yıpratıcı, zorlu
extrêmement difficile ou exigeant
Örnekler
L'examen était vraiment gratiné cette année.
Bu yıl sınav gerçekten zorlu oldu.
Le gratiné
01
graten, fırınlanmış yemek
plat cuit au four avec une croûte dorée, souvent à base de fromage ou chapelure
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
gratinés
Örnekler
J'ai préparé un délicieux gratiné de pommes de terre.
Lezzetli bir patates graten hazırladım.



























