Ara
entretenir
01
bakım yapmak, korumak
prendre soin de quelque chose pour qu'il reste en bon état
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
eylem fiili
düzensiz
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
entretiens
1. çoğul kişi
entretenons
gelecek zamanda 1. kişi
entretiendrai
şimdiki zaman ortacı
entretenant
geçmiş zaman ortacı
entretenu
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
entretenions
Örnekler
Il entretient ses relations avec ses collègues.
Sürdürür meslektaşlarıyla ilişkilerini.
02
görüşmek, konuşmak
discuter avec quelqu'un de manière formelle ou informelle
Örnekler
Les dirigeants s' entretiennent pour discuter des stratégies.
Liderler, stratejileri tartışmak için birbirleriyle görüşürler.
03
desteklemek, geçindirmek
fournir les ressources nécessaires pour vivre ou subvenir aux besoins de quelqu'un
Örnekler
Il entretient son frère pendant ses études.
Kardeşini eğitimi sırasında geçindirir.



























