Ara
entretenir
01
bakım yapmak, korumak
prendre soin de quelque chose pour qu'il reste en bon état
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
eylem fiili
düzensiz
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
entretiens
1. çoğul kişi
entretenons
gelecek zamanda 1. kişi
entretiendrai
şimdiki zaman ortacı
entretenant
geçmiş zaman ortacı
entretenu
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
entretenions
Örnekler
Il entretient sa voiture régulièrement.
Arabasını düzenli olarak bakımını yapar.
02
görüşmek, konuşmak
discuter avec quelqu'un de manière formelle ou informelle
Örnekler
Elle s'entretient avec son professeur chaque semaine.
O her hafta öğretmeniyle görüşür.
03
desteklemek, geçindirmek
fournir les ressources nécessaires pour vivre ou subvenir aux besoins de quelqu'un
Örnekler
Il entretient sa famille avec son salaire.
Ailesini maaşıyla geçindirir.



























