Ara
brancher
01
bağlamak, takmak
connecter un appareil électronique à un autre ou à un réseau
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
branche
1. çoğul kişi
branchons
gelecek zamanda 1. kişi
brancherai
şimdiki zaman ortacı
branchant
geçmiş zaman ortacı
branché
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
branchions
Örnekler
Le technicien a branché tous les serveurs en moins d' une heure.
Teknisyen tüm sunucuları bir saatten kısa sürede bağladı.
02
takmak, fişe takmak
connecter un appareil à une source d'électricité
Örnekler
Il a mal branché la prise et ça a fait des étincelles.
Fişi yanlış takmış ve kıvılcım çıkarmış.
03
ayarlamak, bağlanmak
accéder à un programme, une émission ou un flux, souvent à distance
Örnekler
Beaucoup de gens se branchent sur ce podcast.
Birçok kişi bu podcast'e bağlanır.



























