Ara
angoisser
01
endişelendirmek, kaygılandırmak
provoquer de l'inquiétude ou de la peur chez quelqu'un
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
angoisse
1. çoğul kişi
angoissons
gelecek zamanda 1. kişi
angoisserai
geçmiş zaman ortacı
angoissé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
angoissions
Örnekler
Il est angoissé par l' idée de parler en public.
Halka açık konuşma fikrinden endişeli.
02
endişelenmek
ressentir de l'inquiétude ou de la peur
Örnekler
Ils s' angoissent à l' idée de rater le train.
Treni kaçırma fikriyle endişeleniyorlar.



























