vacancesversatile
vacancesversatile
vacances[n]

tatil,bayram

vacant[adj]

boş,müsait

vacarme[n]
vaccination[n]

aşılama,bağışıklama

vacciner[v]

aşılamak

vache[n]

inek,sığır

vaciller[v]
vagabond[n][adj]
vague[adj][n]

belirsiz,müphem • dalga,tufan

vain[adj]
vaincre[v]

yenmek,fethetmek

vainqueur[n][adj]

kazanan,galip • galip,zafer kazanmış

vairon[n]

tatlı su balığı,yem olarak kullanılan balık

vaisseau[n]
vaisseau spatial[n]

uzay aracı,uzay gemisi

vaisselier[n]

bulaşık dolabı,vitrinli dolap

vaisselle[n]

bulaşık,sofra takımı

valable[adj]

geçerli

valet[n]

uşak,hizmetçi

valeur[n]

değer,önem

validation[n]
valider[v]

onaylamak,geçerli kılmak

valider un cours[phrase]
validité[n]

geçerlilik

vallée[n]

vadi,vadi (coğrafi)

valoir[v]

değmek,hak etmek

valoriser[v]

değer katmak,geliştirmek

vampire[n]

vampir,vampir

vandalisme[n]
vanille[n]

vanilya,vanilya özü

vapeur[n]

buhar,su buharı

variable[adj]

değişken,değişebilir

varicelle[n]

suçiçeği,suçiçeği hastalığı

variété[n]

çeşitlilik,çeşit

variole[n]

çiçek hastalığı,küçük çiçek

vase[n]

vazo,çiçeklik

vaste[adj]
vautour[n]

akbaba,leş kargası

veau[n]

buzağı,dana

vedette[n]

yıldız

végétal[adj]

bitkisel kaynaklı,bitki bazlı

végétalien[adj][n]

vegan,bitkisel beslenen • vegan,katı vejetaryen

végétarien[adj]

vejetaryen,vejetaryan

végétation[n]

bitki örtüsü,vejetasyon

véhicule[n]

araç,taşıt

véhicule tout-terrain[n]

arazi aracı,off-road aracı

veille[n]

nöbet,gözetim

veine[n]

damar,ven

velléitaire[adj]

kararsız,irade yoksunu

vélo[n]

bisiklet,bisiklet

velours[n]

kadife,peluş

vendange[n]

üzüm hasadı,bağbozumu

vendeur[n]

satıcı,tüccar

vendre[v]

satmak

vendredi[n]

cuma,cuma

vénérer[v]
vengeance[n]
venimeux[adj]

zehirli,ağılı

venin[n]

zehir,toksin

venir[v]

gelmek

vent[n]

rüzgar,yel

vente[n]

satış,indirim

ventilateur[n]

vantilatör,yelpaze

ventilateur colonne[n]

kule fan,dikey vantilatör

ventilateur de plafond[n]

tavan vantilatörü,tavan pervanesi

ventouse[n]

vantuz,emici kap

ventre[n]

karın,göbek

ventriloque[n]

ventrilok,kuklacı

ventriloquie[n]

ventrilokizm,karnından konuşma

ver[n]

solucan,kurt

ver luisant[n]

ışık saçan solucan,parlayan kurt

véranda[n]

camlı veranda,camlı sundurma

verbalisation[n]
verbaliser[v]
verbe[n]

fiil,eylem

verdict[n]

hüküm,karar

verdir[v]

yeşermek,yeşillenmek

verdoyant[adj]

yeşil,yemyeşil

verdure[n]

yeşillik,yeşil bitki örtüsü

verger[n]
vérifier[v]

kontrol etmek,doğrulamak

véritable[adj]

gerçek,hakiki

vérité[n]

gerçek,hakikat

vermillon[adj][n]

vermilyon,parlak kırmızı

vermine[n]

zararlılar,haşarat

vermouth[n]

vermut,aromatik şarap

vernis[n]

vernik,cila

vernis à ongles[n]

oje,tırnak cilası

vernissage[n]

açılış,galeri açılışı

verre[n]

bardak,kadeh

verre à cocktail[n]

kokteyl bardağı,kokteyl kadehi

verre à cognac[n]

konyak bardağı,konyak kadehi

verre à shot[n]

shot bardağı,tek atımlık bardak

verre à vin[n]

şarap bardağı,şarap kadehi

verrerie[n]

cam eşyaları,cam ürünleri

verrou[n]
verrue[n]

siğil,deri siğili

vers[n][prep]

dize,şiir • doğru,yönünde

versant[n]
versatile[adj]

kararsız

LanGeek
Uygulamayı İndir