thontournesol
thontournesol
thon[n]
thon rouge[n]

kırmızı ton balığı,mavi yüzgeçli ton balığı

thriller[n]

gerilim,gerilim filmi

thym[n]

kekik,dağ kekiği

tibia[n]

kaval kemiği,tibia

tic[n]

tik,istemsiz kas seğirmesi

ticket[n]

bilet,giriş bileti

tien[pron]

seninki,senin olan

tiers[n]

üçte bir,üçte birlik kısım

tiers-monde[n]

üçüncü dünya,gelişmekte olan ülkeler

tige[n]

sap,gövde

tigre[n]
tilleul[n][adj]

ıhlamur ağacı,ıhlamur • limon rengi,açık yeşil

timbale[n]

metal kase,metal kap

timbre[n]

pul,posta pulu

timbré[adj]

deli,çatlak

timide[adj]

utangaç,çekingen

timidement[adv]
timidité[n]

utangaçlık,çekingenlik

tir à l'arc[n]

okçuluk,yayla atış

tirage[n]

baskı sayısı,tiraj

tirage au sort[n]

kura çekimi,rastgele seçim

tiramisu[n]

tiramisu,kahve batırılmış bisküvi katmanları, mascarpone kreması ve kakao tozu ile yapılan İtalyan tatlısı

tire-bouchon[n]

tıpa açacağı,mantar çekmece

tirer[v]

çekmek,çekiştirmek

tiroir[n]

çekmece,çekmeceli dolap

tisane[n]

bitki çayı,tisane

tissage[n]

dokuma,örgü

tisser[v]

dokumak

tisserand[n]

dokumacı,dokuyucu

tissu[n]

kumaş,dokuma

titre[n]

başlık,unvan

titulaire[n]

sahip,taşıyıcı

toast[n]

tost,kızarmış ekmek dilimi

toboggan[n]

kızak,kayak

toi[pron]

sen,sana

toile[n]

kanvas,branda bezi

toilette[n]

makyaj,kişisel bakım

toison[n]

yapa,yün

toit[n]

çatı,dam

toit de chaume[n]

saman çatı,kamış çatı

toiture[n]
tolérance[n]

hoşgörü,tahammül

tolérant[adj]

hoşgörülü,müsamahakâr

tomate[n]

domates,domates meyvesi

tomate cerise[n]

kiraz domates,cherry domates

tombe[n]

mezar,kabir

tomber[v]

düşmek,yere yığılmak

tomber amoureux[phrase]
tomber dans les pommes[phrase]
tomber en panne[phrase]
tomber malade[phrase]
tome[n]

cilt,tom

ton[adj][n]

senin,sana ait • ton,üslup

tonalité[n]

tonalite,anahtar

tondeuse[n]
tongs[n]

parmak arası terlik,plaj terliği

tonique[adj][n]

tonik,vurgulu • tonik,cilt toniği

tonne[n]

ton,metrik ton

tonnerre[n]

gök gürültüsü,gürleme

tonus[n]
top-modèle[n]

süpermodel,top model

topaze[n]

topaz,topaz taşı

topo[n]

özet,kısa açıklama

toqué[adj]

çılgın,deli

torchon[n]

mutfak bezi,bulaşık bezi

tordre[v]

bükmek,burmak

tore[n]

torus,simit şekli

tornade[n]

kasırga,hortum

torréfier[v]
torrent[n]

sel,hızlı akarsu

torse[n]

gövde,torso

tort[n]

kabahat,suç

tortue[n]
tortue terrestre[n]

kara kaplumbağası,kara tosbağası

torture[n]

işkence,eziyet

tôt[adv]
total[adj][n]

toplam,bütün • toplam,genel toplam

touchant[adj]

dokunaklı,duygulandırıcı

touche[n]

tuş,düğme

touché[adj]
toucher[v][n]

dokunmak,ellemek • dokunma,dokunma duyusu

toucher du bois[phrase]
toujours[adv]

her zaman,daima

tour[n]

kule,hisar kulesi

tour de potier[n]

çömlekçi çarkı,çömlekçi tekerleği

tour de refroidissement[n]

soğutma kulesi,soğutma kulesi

tourisme[n]
touriste[n]

turist,gezgin

touristique[adj]

turistik,turist çeken

tourment[n]

işkence,azap

tourmente[n]
tournage[n]

çekim,filme çekme

tournant[n][adj]

viraj,dönemeç • dönen,döner

tourné[adj]
tournée[n]

turne,turna

tourner[v]

döndürmek,çevirmek

tourner la page[phrase]
tourner un film[phrase]
tournesol[n]

ayçiçeği,günebakan

LanGeek
Uygulamayı İndir