castrar
01
aşağılamak
someter a alguien a humillación o desprecio
Örnekler
Se sintió castrado por las burlas de sus compañeros.
Sınıf arkadaşlarının şakalarıyla aşağılanmış hissetti.
02
kısırlaştırmak, hadım etmek
extirpar los órganos reproductores de un animal
Örnekler
La granja castra a todos los cerdos jóvenes.
Çiftlik, tüm genç domuzları kastre eder.
03
zayıflatmak, güçsüzleştirmek
reducir la fuerza, eficacia o capacidad de algo
Örnekler
La censura castró la libertad de expresión.
Sansür, ifade özgürlüğünü kısırlaştırdı.



























