Ara
El banquillo
01
tabure, ayak taburesi
un asiento bajo, sin respaldo o con respaldo muy bajo, o una pequeña plataforma para los pies
Örnekler
El niño usaba un banquillo para alcanzar el lavabo.
Çocuk lavaboya ulaşmak için bir tabure kullanıyordu.
02
yedek kulübesi, yedek bankı
un asiento largo donde se sientan los jugadores suplentes y el entrenador durante un partido
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
banquillos
Örnekler
El jugador lesionado observaba el partido desde el banquillo.
Sakat oyuncu maçı banktan izliyordu.
03
sanık kürsüsü, duruşma sırası
el asiento o lugar en un tribunal donde se sienta el acusado durante el juicio
Örnekler
El acusado se levantó del banquillo para escuchar el veredicto.
Sanık, kararı duymak için duruşma sırasından kalktı.



























