Ara
El banquillo
01
tabure, ayak taburesi
un asiento bajo, sin respaldo o con respaldo muy bajo, o una pequeña plataforma para los pies
Örnekler
El banquillo de tres patas del taller era viejo pero resistente.
Atölyedeki üç ayaklı tabure eski ama dayanıklıydı.
02
yedek kulübesi, yedek bankı
un asiento largo donde se sientan los jugadores suplentes y el entrenador durante un partido
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
banquillos
Örnekler
Un waterboy llevó botellas de agua al banquillo.
Bir waterboy, yedek kulübesine su şişeleri getirdi.
03
sanık kürsüsü, duruşma sırası
el asiento o lugar en un tribunal donde se sienta el acusado durante el juicio
Örnekler
La fiscalía presentó pruebas devastadoras mientras él estaba en el banquillo.
Savcılık, o duruşma sırasında sanık sandalyesinde otururken yıkıcı kanıtlar sundu.



























